Köpekler doğdukları
andan itibaren insanlara karşı sevgi duyarlar. Bu şekilde dünyaya gelen tek
hayvan türü köpektir.
Bu nedenle siz köpeklere yakınlık göstermeseniz de onlar sizi çoktan
benimsemiştir. Yeni aldığınız köpeğiniz sahibi olduğunuzu hissettiği andan
itibaren kokunuzu benimsemiştir. Bulunduğu mekanlarda özellikle sizin
eşyalarınızın üzerine uyumayı tercih eder. Sizin kokunuz onu rahatlatır.
Annesinden yeni ayrılmış olan köpek sahibini en yakın dostu olarak görmektedir.
Köpeklere davranışlarını kontrol edebilmeleri için yardım ettiğiniz taktirde
sizin sadık dostunuz olmamaları için hiç bir neden kalmayacaktır.
Köpek pedagojisi artık bu aşamada size yardımcı olmaya başlıyor. Pedagoji
uzmanları köpeklerin gelişim sürecini takip altına alarak köpeklerin
yönlendirmeye çalışırlar
Köpeğinizin kendi kontrolünü sağlayabilmesi adına eğitilmesini istiyorsanız
eğiticinin ciddi bir eğitim almış olmasına dikkat etmelisiniz. Eğiticiler her
köpek ırkına ve cinsiyetine göre farklı bir eğitim yöntemi seçerler. Ayrıca
verdikleri eğitimde köpeğin sahibinin kişiliği de rol oynamaktadır. Köpekler 2-
3 günlük oldukları günden yaşamlarını devam ettirdikleri güne kadar öğrenmek
için hazırdırlar. Uzmanlar ise köpeklerin 6 ve 8. haftalarında eğitilmeye
başlanmalarının daha iyi olacağı düşüncesindedirler. Çünkü araştırmalar
köpeklerin 6 ve 8. haftaları arasında olgunlaşma dönemine girdikleri ortaya
çıkmıştır.
Fiziksel olarak gelişen köpeğe yeterli ilgi gösterildiğinde zekası da o derece
gelişecektir. Henüz yavru olan bu köpeklere ciddi anlamda bir eğitim verilemez.
Bu dönemde verilen eğitimin amacı gelecekte alacağı eğitime hazırlanmasıdır.
Sürekli kapalı mekanlarda kalan ve dış çevreyle yakın ilişkilere giremeyen
köpekler ise eğitim almış köpeklerle kıyaslanamazlar.
Evde yapılan eğitimlerde köpeklere sürekli söylenilen komutlara uyması
gerektiğini öğretmeye çalışmak asıl yapılması istenilen değildir. İstenilen
köpeğin insanların yaşayış biçimine alıştırmak ve öğrenme sınırını aşmasını
sağlamaktır. Bu dönemde verilen eğitim köpeğin gelecekte karşısına çıkacak zor
eğitimlerin üstesinden gelmesini sağlayacaktır.
Köpeğinizin size göstermiş olduğu yakınlığın, sizde ona aynı yakınlığı
göstererek davranışlarınızla karşılık verin.
Memnun kaldığınız durumlarda ise köpeğinizi ödüllendirmeniz oldukça faydalı
olacaktır. Köpeğinizi cezalandırmanız da onu ödüllendirmeniz kadar önem
kazanmaktadır.
Gerektiği yerlerde onun hata yapmasına izin vermeli ve onu cezalandırmalısınız.
Köpeğinizi ödüllendirirken ya da cezalandırırken bunu hak ettiğine emin olun. Bu
şekilde köpeğiniz hani durumlarda ödül ya da ceza alacağını bilecektir
Köpeğinizi sürekli cezalarla
eğitmeyin. Ceza alacak davranışlar sergilediğinde, onu ödül alacağı davranışları
sergilemesine yönlendirin. Böylelikle köpeğiniz motive olacaktır.
Köpeğinizi cezalandırırken ona asla vurmayın. Vurarak onu cezalandırmanız
köpeğin şiddeti örnek almasına neden olabilir.
<p>Onu cezalandıracağınız zaman bunu onu azarlayarak yapmanız daha olumlu
sonuçlar almanızı sağlayacaktır.
Köpeğinizin yapamayacağını düşündüğünüz konularda onu zorlamayın. Köpeğiniz
bahçedeki kediyi kovaladığında muhtemelen sizin sözünüzü dinlemeyecektir. Henüz
yavru olan köpeğiniz bu gibi durumlarda komutlara uymayı ancak zamanla
öğrenecektir.
Köpeğiniz dışarıda tuvaletini yapmasını sağlamak için iyi bir gözlemci
olmalısınız. Onu dışarıya çıkardığınızda nerelere tuvaletini yaptığına dikkat
edin, köpeğinizin tuvaleti geldiğinde davranışlarına dikkatle izleyin. Evde
bulunduğunuz zamanlarda köpeğinizin aynı davranışları sergilediğini gördüğünüzde
onu hemen dışarı çıkarın ve daha önce tuvaletini yaptığı yerlere götürün.
Köpeğinizi tuvaleti için dışarı çıkarırken, ona her defasında aynı komutu
kullanın. Böylece köpeğiniz zamanla bu komutu her duyduğunda ne yapması
gerektiğini bilecektir. Köpek sahiplerinin bir çoğu onların hoşlarına giden her
şeyi çiğnemelerinden şikayetçidir. Siz bu durum engel olmak için yavru
köpeğinize çiğnemesi için bir takım oyuncaklar temin edin. Oyuncağını tanıması
onun evde bulunan diğer eşyaları çiğnemesini önleyecektir. Özel eşyalarınızdan
birini çiğnemeye başladığını gördüğünüzde ise ona Hayır diyerek oyuncaklarını
verin. Yavrunuzun, özel eşyalarınızı hiç bir şekilde dişlerinin arasına almasını
istemiyorsanız onların köpeğinizin hoşlanmayacağı şekilde kokmasını
sağlayabilirsiniz. Bu şekilde köpeğiniz o eşyalara yanaşmayacaktır.
Köpeklerin çoğu insanların üzerine hoplamayı severler. Fakat siz köpeğinizin bu
şekilde davranmasını istemiyorsanız onu oturmaya alıştırmalısınız. Köpeğinizin
yemek vakti geldiğinde avucunuza aldığınız mamayı o oturur duruma geçtikten
sonra verin. Köpeğinizi insanları otururken karşılaması için alıştırmalar yapın.
Köpeğinizin davranışlarını ödüllendirmeyi unutmayın.
Köpeklerin bebek dişleri 3-5 haftalıkken çıkarken, 6-8 haftalıkken anne sütünden
kesilirler. Viral enfeksiyonlara karşı ilk karma aşı 8 haftalıkken, 11
haftalıkken ise ikincisi yapılmalıdır. İlk kuduz aşısı 3 aylık olduklarında
yapılır. Yılda bir kere karma ve kuduz aşısı yapılmalıdır. Kalıcı dişler 16
haftalıkken çıkmaya başlarlar. Kalıcı dişler toplam 42 adettir. Köpeklerde
çiftleşme erkeklerde 12 , dişilerde 18 aylık olduklarında gerçekleşir.
Köpeklerin vücut ısıları 38.5 derecedir. Nabız yetişkin köpeklerde dakikada
110-140, yavrularda dakikada 180-200 kere atar. Solunum sayısı dakikada 18-34
tür. Dişilerde gebelik 58-64 gün sürer. Östrus yılda iki kere olur ve 21 gün
sürer. En uygun döllenme östrusun (kızgınlığın) 9-13. günlerinde gerçekleşir.
KÖPEĞİN TARİHÇESİ
KÖPEK ( CANIS FAMILIARIS )
Carnivora (etçilller ) takımının Canidae ( köpekgiller ) familyasından olan
köpek evcilleştirilmiş ilk hayvandır.12-14 bin yıl önce Avrasya’da ortaya
çıkmış,insanlarla ilişkisi en azından 10 bin yıl önce başlamıştır.Köpekgillerin
soyağacı ise 40 milyon yıl önce yaşamış Miacisis dene etçil memeliye kadar
uzanır.Onu izleyen Cynodictus ve Hesperocyn cinsleri ilkel birer köpek sayılırsa
da birçok etçilin ortak atası olabilecek yapısal özellikler taşırlar. Daha sonra
ortaya çıkan Tomarctus cinsi ise büyük olasılıkla tilki,kurt,çakal ve köpeğin
atasıdır.Köpek ise çeşitli uzmanlar tarafından doğrudan atası sayılan çakal ve
kurtla birlikte Canis cinsine yerleştirilir. Evcilleştirilen köpeğin atası
olmaya en yakın aday eskiden bütün Avrupa,Asya,Kuzey Amerika’da yaşayan ve çok
çeşitli alt türleri bulunan bozkurt'tur. Kuzey enlemlerde yaşayan kurtlar
güneydekilerden çok daha iri olduğundan, köpeklerin orta ya da güney enlemlerde
yaşayan, daha küçük yapılı bir alttürün soyundan geldiği sanılmaktadır. Bu
özelliği taşıyan alttürlerden biri Hindistan' da yaşarken bir başkası da eskiden
Çin'de yaşamıştır. Çakal ise Asya'nın güneybatı, Avrupa'nın güneydoğu kesimleri
ile Afrika'yı içine alan coğrafi bir dağılım gösterir.
Belki de yiyecek artıkları bulmak amacıyla yerleşim alanları çevresinde dolaşan
ve yaklaşan tehlikelere karşı insanları uyararak güven duygusu yaratan bu
hayvanlar ile insanlar arasında yavaş yavaş gelişen bir ilişki doğmuştur.Köpek
evcilleştirilmeye başladıktan sonra, onu yabanıl akrabalarından ayıracak bazı
özellikler oluşmaya başlamıştır. Yukarı kıvrık kuyruk biçiminin olasılıkla ilk
köpek soyuna kadar inmesi, bütün köpek tiplerinin ortak bir atadan geldiği
görüşünü güçlendirmektedir. Köpeğin ayırt edici özelliklerinden biri de
kurdunkilerden daha küçük ve daha güçsüz diş yapısıdır. Anlaşıldığı kadarıyla
başlangıçta, daha küçük yapılı, daha küçük dişli ve dolayısıyla eğitilmesi ve
denetlenmesi daha kolay olan hayvanlara yönelik bir yapay seçme uygulanmıştır.
Eldeki kanıtlar evcil köpeğin büyük bir hızla her iki yarıküreye ve tropik
iklimlerden kutup bölgelerine kadar tüm yeryüzüne yayıldığını göstermektedir.
Avrupalılar Kuzey Amerika'ya ayak bastıklarında, kendi köpeklerini de oraya
götürdüler. Ama tüm Yerli kabilelerinde zaten köpek beslenmekteydi. O sıralarda,
Kuzey ve Güney Amerika'da en azından 20 köpek soyu bulunuyordu. Meksika tüysüz
köpekleri ve Eskimo köpekleri dışında bunlardan çoğu yok olmuştur.
Avustralya'da evcil köpekten farklı bir tür olan dingo bulunur. Yabanıl bir
hayvan olan dingo, bazen yarı evcilleşmiş biçimde Yerli köylerinde yaşar.
Dingonun ataları büyük olasılıkla birkaç bin yıl önce, ilk göçmenler tarafından
Avustralya'ya getirilmiş ve bu hayvanlar sonradan yabanıllaşmıştır.
Afrika'da yazılı tarihin başlangıcından beri köpeklerin bulunduğu bilinmektedir.
Yerli köpek soylarından varlığını sürdüren basenji, ekvator bölgelerindeki
Pigmeler tarafından günümüzde de beslenmektedir.
Aynı genel köpek tiplerine yeryüzünün hemen her yerinde rastlanmakla birlikte,
fiziksel yapılan ve davranış özellikleri birbirine çok benzeyen birçok tip
ortadan kalkmış, eski soyların çoğu ya tümüyle yok olmuş ya da büyük ölçüde
değişikliğe uğramıştır. Ama Eski Mısırlıların kutsal saydığı köpek salukiye,
Babil ve Hitit sanatında kullanılan köpek figürleri Kangal çoban köpeğine
benzer.
Aralarındaki önemli biçim, renk ve desen farklarına karşın tüm evcil köpekler
Canis familiaris türündendir ve günümüzdeki 200'ü aşkın soy, tümüyle insanlar
tarafından seçmeye dayalı ıslah yöntemiyle ortaya çıkan tiplerin kendi içinde
üretilmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Kurtlarda görüldüğü gibi köpeklerde de toplu
halde yaşama ve sürü önderini izleme güdüsü çok güçlüdür. Bu duygu köpeklerin
insanlara yönelmesinde önemli bir rol oynar. İnsanların beslemekten hoşlandığı
evcil hayvanlardan olan kedinin tersine köpek, bağımsız ve yabanıl bir yaşama
kolay kolay aşamaz. Sürü içinde yaşamaya ve sürü önderinin koruyuculuğuna büyük
gereksinim gösterir. Bakımını üstlenen insan da gerçekte sürü önderinin yerini
alan bir unsurdur.
İnsan tarafından evcilleştirilen ilk köpek bir kurt idi. Dünyanın pek çok
bölgesinde evcilleştirmenin tarihi muhtemelen on iki yüzyıl öncesine uzanır.
Idaho'daki Beaverhead Dağları'nda, Avrupa, Asya ve Kolombiya'da, hepsi aynı
döneme ait bulgulara rastlanmıştır.İnsan ile köpek arasındaki dostluk tarihte
görülen en eski ve en uzun süreli dostluklardan biridir. Hayatın bütün iniş
çıkışlarında,barışta ve savaşta, sefalette ve zenginlikte, sanat, avcılık,
savunma, spor, arkadaşlık ve bilimsel buluşlarda köpek daima insana eşlik
etmiştir. Yakınlarda bir İngiliz filozofu, köpeğin "insanlığın şerefli bir
parçası" olarak anılmayı hak ettiğini belirtmiştir.
KÖPEK ALMADAN
ÖNCE
İnsanların köpek alırken
yapmış oldukları en sık hata ve hatalar zinciri köpek almadan önce yapılmakta.
unutulmamalı ki bu konuda yapılan bir çok hata hep köpek almadan önce yapılır.
Bu olumsuzlukları yok etmek için iyice düşünüp öyle karar verilmelidir. Çünkü
alınan şey bir canlıdır ve ilgi ister. Bu ilgiyi nasıl tesis etmeliyiz? Köpekler
en çok ilgi ve sevgiye muhtaçtır. Bu olamazsa olmaz bir durumdur. Bu nedenle
kendimize bazı sorular sorup öyle köpek almalıyız.Aksi taktirde mutsuz ve huysuz
bir şekilde büyüyecek bir canlı sahibi olup üzülürüz. Köpek almadan önce
kendimize şu soruları sorup gayet samimi cevaplar vermeliyiz. Bütün soruların
cevapları olumlu ise gidip doğru yerden doğru köpeği almalıyız.
1-Kendinize uygun olan
köpek ırkını tespit edin
2-Köpek hakkında
(özellikleri) bilgi sahibi olun
3-Eviniz müsait olmalı
:Alacağınız köpeğin özelliklerine göre yerinizin müsait olması
gerekir,Köpeklerin yaşam alanı bir köpek için çok önemlidir.
4-Amaç :Köpeğinizi almadan
önce ne amaçla köpek almak istediğinizi tespit etmelisiniz. Mutlaka bir amacınız
olmalı Korunma, Arkadaş veya Spor amaçlı köpek alabilirsiniz
5-Zaman : Köpek beslemek
için mutlaka zaman yönünden müsait olmalısınız. Yoğun iş temponuz varsa bu
köpeğinizi yalnız ve mutsuz yapacaktır.
6-Sevgi : Mutlaka köpek
sevginiz olmalı ,
7-Sosyal Yapı : Sosyal bir
yapıda olmalısınız köpeğinize ayıracağınız zamanlar haricinde de (Pikniğe balık
tutmaya veya sahilde gezmeye gittiğinizde) mutlaka köpeğinizi de yanınızda
götürmelisiniz.
8-Bütçe : Ne tür canlı
beslerseniz besleyin mutlaka maddi bir harcama sizi bekler .Köpek yetiştirmenin
de mutlaka size yükleyeceği bir maddi yük olacaktır.Bunu asla göz ardı
etmeyin.Köpek almadan önce bir araştırma yapın ve ortalama bir aylık gider
tespit edin. Bu miktarın bütçenize uygun olup olmadığını kendinize sorun.
köpeklerin en fazla masrafı ilk alındığında olur. ilk yaşına girene kadar da en
önemli gideri beslenmedir. çünkü köpeğiniz ilk bir sene çok iyi beslenmelidir.
Köpek yetiştirmek
sanıldığı kadar basit bir hobi değildir. ancak şunu unutmayın doğru ve
profesyonelce yetiştirmeye gayret ederseniz karşılığını mutlaka alırsınız. hep
doğru olan kuralları uygularsanız bu geçerlidir.Ülkemizde köpek yetiştirmek
(profesyonelce) yeni başlanıyor. bu nedenle hata yapılması gayet normaldir.
YERİNİZ MÜSAİT Mİ? :
Köpek almadan önce
köpeğinize ayıracağınız yer çok önemlidir. Çünkü köpekler oksijeni bol, geniş
mekanları severler ve onlar için havanın bol oksijenli olması sağlık bakımından
da şarttır. Çünkü her canlıda olduğu gibi oksijen hayattır. Şayet bahçeniz varsa
iyi, yoksa işiniz çok zor. Çünkü köpekler oldukça hareketli hayvanlardır. Köpek
beslemenin temel kurallarından olan bahçe unsuru bu nedenle çok önemlidir.
Bahçede her gün bir saat köpeğinizi serbestçe bırakmanız, onun toprakla teması
sinir sistemine de iyi gelecektir. Bahçede köpeğinizi fazla kısıtlamayın,
bırakın özgürce dolaşsın, koşsun, yuvarlansın. Köpeğiniz stresini atıp
durgunlaşınca akşam da gezintiye çıkarabilirsiniz. Gezintiye çıkamayacağınız
zaman köpeğinizle bahçede de egzersiz yapabilirsiniz.
NE AMAÇLA KÖPEK
ALIYORSUNUZ ? :
Bir köpek almadan önce çok
iyi düşünmeniz gerekir. Ne amaçla köpek alıyorsunuz ? Bu konuyu iyi düşünmeniz
gerekiyor. Ne amaç taşıyorsanız bunu iyi saptayıp ona göre formül bulmanız ve bu
sisteme göre köpeği yetiştirmeniz ve eğitmeniz gerekir ki sonunda amacınıza
ulaşın. Aksi takdirde amacınıza ulaşmak bir yana, köpeği de karmaşık bir yaşama
sürüklersiniz ve buda köpekte kalıcı bir problem yaratır. Köpek almadan önce
köpeğin size neler vermesini istediğinizi saptamalısınız. Bu da iki ana başlıkta
toplanabilir.
YAVRU KÖPEK ALIRKEN
İlk kontrol sağlık
açısından yapılmalıdır. Seçeceğiniz yavru sizinle birlikte 14-15 yıl ve günün
çoğunluğunda birlikte olacaktır. Köpeğinizde ortaya çıkacak bir hastalığın sizi
çok üzeceği kesindir.Uzun zaman sonraki hastalıkları tahmin edemesek de,
sağlıklı bir yavruyu seçmek zorundayız. Daha sonra onu veteriner kontrolünden
geçirerek ilerideki hastalıklara karşı aşılarını yaptırmalıyız. Bu aşılardan
bazıları üretici tarafından yapılmış olabilir, bunun için yavruların aşı
karnesini isteyin ve kontrol ederek parazit kontrolünün yapılıp yapılmadığını ve
hangi aşıların yavrunun üzerinde olduğunu değerlendirin. Yavrular canlı
görülmelidirler, dokunulmasına izin vermeli, aşırı ürkeklik veya saldırganlık
gözlemlenmemelidir. İlk bakışta size sağlıklı gibi görünen yavru siz aldıktan
kısa bir süre sonra hastalanabilir hatta ölebilir. Bu yüzden güvenilir bir
firmayı tercih edin ve mutlaka yazılı bir şekilde sağlığını garantilesin.. İki
buçuk aylıktan küçük olmayan ve en az üç aşısı yapılmış yavruları tercih edin.
Aldığınız yavruların iç ve dış parazit tedavilerinin yapılmış olup olmadığını
kontrol edin. Üç dört yavru arasından seçim yapmaya çalışın. Genellikle ilk
yavrunun orijin ve sağlık olarak diğerlerinden daha üstün olacağı düşünülür. İlk
yavrular daha iri oldukları için diğerlerinden daha fazla süt emerler.
Üreticiler genellikle ilk yavruları satmayıp kendilerine damızlığa ayırırlar.
KÖPEK ALDIKTAN SONRA
Eğer ilk defa evinize bir
köpek alıyorsanız yetiştirme kurallarına daima uymanız gerekir. Eğer daha önce
bir köpek yetiştirdiyseniz geçmişte yapmış olduğunuz bazı hataları artık tekrar
etmemelisiniz. köpek yetiştirmiş bazı insanlar çevrelerine yetiştirme ile ilgili
bilgi verirler fakat oluşacak kötü sonuçlara asla katılmazlar; derler ki benim
köpeğinde sonuç mükemmeldi köpek aldıktan sonra artık dönüşünüz yoktur. bazı
insanlar köpek sevdiğini zannedip köpek alırlar bir köpeğe yapabileceğiniz en
büyük kötülük onu bir süre besleyip sonra bir başkasına vermek veya sokağa
bırakmaktır. Biz bu nedenle diyoruz ki köpek almadan önce çok iyi düşünün
aldıktan sonra yapacağınız kural hatalarında üzülmeyin size tavsiye ettiğimiz
yetiştirme kuralları yalnızca bizim deneyimlerimiz olmayıp köpek yetiştirmeye
yıllarını vermiş insanların köpek yetiştirirken edindikleri tecrübeler ve
bilgilerdir. Denenmemiş ve kanıtlanmamış hiçbir konuyu sizlere aktarmıyoruz.
Köpeğinizi aldıktan sonra ona bahçenizde veya evinizde zamanınızın bir kısmını
yavruya ayırmalısınız. Bu zamanlarda neler yapmanız gerekecek konu başlıkları
olarak belirtelim.
1-günlük oyun ve
egzersizler : Köpeğiniz yalnız başınayken kendi kendine oyun oynayabileceği
malzemeleri olmalı
2-sizinle beraber
oynayabileceği malzeme ve oyuncakları olmalı
3-Yaşına ve yeteneğine
göre yapacağı egzersizleri tespit edip ona göre çalışmalar yapmalısınız.
4-Köpeğinizin sağlığıyla
ilgili periyodik bakımlarını ihmal etmemelisiniz. (Bu konuda Veteriner hekiminiz
sizi yönlendirecektir.)
5-Geziler :ailece
yapacağınız gezilere köpeğinizi de dahil ederseniz köpeğinizin daha sosyal ve
zeki olmasını sağlarsınız.
6-Eğitim : Köpek
eğitiminin yaşı ve yeri yoktur. Köpeğinizin fiziki kabiliyeti ve algılama
yeteneğini iyi gözlemlemeniz yeterlidir. Bazı ağır ve sistemli eğitimleri ancak
1 yaşından sonra verebilirsiniz.Temel kural köpek eve geldikten sonra eğitim
başlar.
Köpeğinizi yetiştirirken
daima kararlı ve otoriter davranmalısınız. Hiçbir konuda taviz vermemelisiniz.
Kızmanız gerektiğinde mutlaka kızdığınızı belli edin. Övmeniz gerektiğinde de
anında övün. Ödül ve ceza sistemi daima uygulanmalıdır. Köpek yetiştirirken
gayemiz sağlıklı ve eğitimli bir köpekle beraber yaşamaktır. köpeğinizi eve
götürmeden önce mutlaka veterinerinize gösterin
Köpeğinizi aldınız ve
artık bir yavru köpek sahibisiniz. bundan sonra hayatınızda artık küçük bir
canlı var. Bilmeniz gereken çok şey var. Köpeğinizle birlikte geçirdiğiniz zaman
içinde inanın çok ilginç olaylara tanık olacak ve kafanızdaki bir çok sıkıntıdan
kısa bir süre de olsa uzak kalmanın keyfine varacaksınız Köpek almakla ne kadar
iyi bir şey yaptığınızı çevrenize söyleyeceksiniz. Ancak bu mutluluklar bahçeli
bir evde yaşanıyorsa çok daha keyifli olacaktır. Şehir hayatının insanlar
üzerindeki bir çok etkisini azaltan tek şey bence iyi eğitilmiş bir köpektir. Bu
fikrimi ancak eğitimli bir köpeğiniz olduğunuzda katılacaksınız.
Türkiye şartlarında köpek
yetiştirmek çok meşakkatli bir hobidir. Karşınıza çıkacak problemleri gidermek
için veya problem çıkmasını önlemek için bilgili yetiştirici olmak gerekir.
Bilgi sahibi olmak için de kaynağa ihtiyaç vardır. yıllarca yeterli ve
profesyonelce yazılmış kitap bulamadım yurt dışında kaynak oldukça çok fakat
çoğu ticari amaçla yazılmış ve çok profesyonel bilgiler içermiyordu.
Gelişmiş ülkelerde köpek
kulüpleri 100 yıl önce kurulmuş köpek severler belli zamanlarda bir araya
gelerek bilgi paylaşımı yaparak köpeklerin bilinmeyen yönlerini aralarında
paylaşmak suretiyle diğer köpek severler aktarmışlar biz ise daha yeni yeni ülke
olarak köpeklerin farkına varıyoruz. bu ülkelerde sistem yerleşmiş ve devlet
yardım etmekte bizim şehirleşme şeklimiz insanların yaşamasına bile uygun
değilken tabi ki köpek yetiştirirken zorlanıyoruz. Gerçekten köpek seven
insanlar çevre ve doğayı seven insanlardır.
Köpek yetiştirirken
kulaktan dolma bilgilere değil doğru bilgilere ulaşın.
|